Durum hikayesi yazarken nelere dikkat etmeliyiz ?

Murat

New member
Durum Hikayesi Yazarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Eğlenceli Bir Yolculuk!

Selam forumdaşlar! Bugün sizlere durum hikayesi yazmanın ince sırlarını açıklamak istiyorum… Ama tabii ki, bunun yanında biraz da eğlenelim! Sonuçta, kim bir hikayeyi yazarken “daha derin bir anlam” peşinde olmak istemez ki? Neyse, konuyu dağıtmayalım, yoksa yazımın sonunu getiremeyiz. Durum hikayesi nedir, onu zaten az çok biliyoruz ama yazarken nelere dikkat etmemiz gerektiği konusuna girmeden önce, bir kahkaha atıp işe eğlenceli bir açıdan bakalım, sonra hep birlikte bu durumu çözelim!

Kahramanlarınızı Tanıyın: Yani, Karakterlerinizi...

Hikayenin en kritik kısımlarından biri, kahramanlarınızdır. Burada hemen bir not: Eğer bir hikayede kahramanınızın adını yazarken “Ali” yerine “Alimishahkzajd22” gibi bir şey yazıyorsanız, muhtemelen yanlış bir yoldasınız. Karakterlerinizin adı, hikayenizin ruhunu yansıtmalı ve okuyucuya "bu adam ne iş yapıyor?" dedirtmemeli. Eğer karakterinizin adını her defasında tekrar etmek zorunda kalıyorsanız, belki de “Ali” yerine “Ahmet” ya da “Canan” gibi yaygın isimlerden birini kullanmanın zamanı gelmiştir.

Erkekler bu konuda genellikle çözüm odaklıdır. Karakterin ismini koyduktan sonra, “Bundan sonra ne yapabilirim ki?” diye düşünürler. Hemen kahramanlarını eyleme geçirirler, aksiyon başlar! “Evet, karakterim dövüşçü mü olacak? Tabii ki olacak! Kılıcını alıp ormana gidecek!” şeklinde düşünen bir erkek, hikayenin hızla akmasına katkı sağlar. Hızlı bir şekilde yazıp, karakterleri "çalışmaya" başlatır. Ne de olsa, hayal gücü güçlüdür!

Kadınlar ise biraz daha ilişkisel düşünür. Karakterlerin iç dünyası, motivasyonları ve duygusal yönleri onları daha çok ilgilendirir. Bir kadının kalemiyle yazılmış bir hikayede, karakterin "Ne hissetti?" sorusu hep en başta gelir. Bir karakterin neden bu yola çıktığı, neyi kaybettiği, nelerle savaştığı üzerine derinlemesine düşünmek, kadının hikayeye olan empatik yaklaşımını gösterir. "Aman Tanrım, karakterim neden bu kadar üzgün? Bunu nasıl düzeltebilirim?" diye düşünürken, hikaye daha çok duygusal bir yolculuğa dönüşebilir.

Durumun Gücü: Ters Köşe Yapmayı Unutmayın!

Durum hikayelerinde esas mesele, bir karakterin karşılaştığı durumdur. Ama işin içine bir de "ters köşe" eklemek işin suyunu çıkarır. Her şey düz gidiyormuş gibi görünürken, birden karakterin başına hiç beklemediği bir şey gelir ve hikaye bambaşka bir yöne kayar. Bu, olayların sıradanlığından çıkıp, okurun dikkatini çekmek için müthiş bir tekniktir!

Erkekler, genellikle “Bu durumu bir çözeyim, şunu şunu yaparak adamı kurtarayım” diye düşünürken, kadının aklındaki soru hep “Ya bu durumu duygu ve ilişki yönünden nasıl ele alırım?” olur. Bir erkek hikayede sadece "bir durumu çözmek" üzerine odaklanırken, bir kadın bu durumu "duygusal açıdan nasıl derinleştiririm?" diye düşünür. Bunu biraz mizahi bir şekilde ele alırsak, erkekler “Bunları çözmem lazım, hadi bakalım!” derken, kadınlar “Ya ama ben şunu şuraya yerleştirsem, bu duygusal bağ nasıl evrilir?” diye düşünüyor. Sonuçta iki bakış açısı da hikayenin akışını oluşturur!

Mekân ve Zaman: Hikayenizde Kafalar Karışmasın!

Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da mekân ve zamandır. Eğer bir anda “Şehirde bir yerde, bir ormanda, bir denizde…” gibi belirsiz ifadeler kullanıyorsanız, okuyucunuzun kafası karışabilir. Eğer karakteriniz bir ormanda koşuyorsa, o ormanın neye benzediğini bir şekilde betimlemek önemlidir. Aksi takdirde, “Hadi oraya gidelim!” dediğinizde, okuyucu “Hadi nereye?” diye sorabilir.

Erkekler genellikle çözüm odaklı bakış açılarıyla, "Mekân çok önemli değil, önemli olan aksiyon!" diyebilir. Fakat bir kadının hikayesinde “Hangi ağaç, hangi yaprak, hangi çiçek?” gibi detaylar önem kazanabilir. Yani, bir kadının hikayesinde mekân adeta bir karakter gibi hayat bulabilir! Belki bir kadının yazdığı hikayede, ormanın derinliklerinde kaybolan bir karakterin nasıl hissettiği anlatılır, bir erkek yazarsa "Karakterimiz ormandan çıkmaya çalışıyor, hadi bakalım!" şeklinde kısa kesilebilir.

Diyaloglar: Ne Çok, Ne Az!

Son olarak, diyaloglar! Hikayede diyaloglar olmadan ne kadar sürükleyici olabilir ki? Ancak dikkat! Ne çok, ne az olmalı. Aksi takdirde hikayeniz birdenbire bir roman boyutuna ulaşabilir ya da cümleler bir çığ gibi yığılıp sıkıcı hale gelebilir.

Erkekler genellikle diyalogları çözüm odaklı, kısa ve öz tutar. “Şunu yap! Hadi, hemen!” şeklinde olur. Kadınlar ise bu diyalogları daha derin, anlamlı ve duygusal bir şekilde oluşturur. "Ama o bana böyle söylemişti, bunu nasıl kabul edebilirim?" gibi bir içsel çatışma, kadın yazarlarda daha çok yer bulur. Yani, her iki yaklaşımdan da kendinize bir şeyler katabilirsiniz, fazla derinleşmeden ama boş da bırakmadan diyalogları oluşturmalısınız.

Peki, Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Şimdi sizlere bir soru! Durum hikayesi yazarken en çok dikkat ettiğiniz şey nedir? Karakterin derinliklerine inmek mi, yoksa durumu hızlıca çözmek mi? Aksiyonu mı seviyorsunuz yoksa duygusal yoğunluk mu? Hikayenizde diyaloglar ne kadar önemli?

Forumdaşlar, şimdi sıra sizde! Hadi bakalım, eğlenceli tartışmamızı başlatalım!