En iyi muhabbet kuşu maması hangisi ?

Abdurrazak

Global Mod
Global Mod
Bazı kuşlar yeni gıdayı defalarca gördükten sonra kabul ediyor.

Hatta bazen yiyeceğin kendisinden çok sunuluş şekli önem kazanabiliyor.

Darı: Masum Ödül mü, Gizli Patron mu?

Darı konusunda forumlarda ciddi bir duygusal bağ var.

Muhabbet kuşu darıyı görüyor:

“BENİM İÇİN Mİ?”

Sahibi:

“Biraz vereceğim.”

Kuş:

“Hayır. Hepsini istiyorum.”

Darı eğitim ve ödül amacıyla oldukça kullanışlı olabilir. Ancak temel beslenmenin yerine geçmemeli.

Özellikle kuş darıya bayılıyorsa, onu eğitim sırasında yüksek değerli bir ödül olarak kullanmak daha mantıklı olabilir.

Yani darı “maaş” olabilir ama “hayatın kendisi” olmamalı.

İçerik Etiketine Bakarken Nelere Dikkat Ediyorum?

Bir yem paketini elime aldığımda yalnızca marka adına bakmak yerine birkaç noktayı kontrol etmek daha mantıklı.

1. Ürün gerçekten muhabbet kuşlarına uygun mu?

Büyük papağanlara yönelik ürünlerle küçük kuş yemleri aynı şey değildir.

2. Tohum içeriği nasıl?

Tek bir yağlı tohumun aşırı baskın olduğu karışımlara temkinli yaklaşmak gerekir.

3. Pelet veya formüle yem seçeneği var mı?

Dengeli beslenmenin temelini oluşturabilecek bir seçenek olması avantajdır.

4. Ürün taze mi?

Yem uzun süre açıkta kaldıysa veya kötü koşullarda saklandıysa en kaliteli içerik bile anlamını kaybedebilir.

5. Kuş gerçekten yiyor mu?

Bence en önemli soru bu.

Çünkü teorik olarak mükemmel olan bir ürün, kuş tarafından yenmiyorsa pratikte işe yaramaz.

“Veterinerler Hangi Markaları Kullanıyor?” Meselesi

Bu konuda internette marka listeleri dolaşıyor. Harrison’s, Roudybush, Lafeber, ZuPreem ve Kaytee gibi formüle yem markaları bazı veteriner kaynaklarında örnek olarak geçiyor. Avian Vet+1

Fakat bunu “Bu markalardan biri kesinlikle dünyanın en iyi yemidir” şeklinde okumamak gerekiyor.

Çünkü kaynakların ortak mesajı marka yarışından çok dengeli beslenme üzerine.

Üstelik Türkiye'de bulunabilirlik, ürünün tazeliği, saklama koşulları ve kuşun ürünü kabul edip etmemesi gibi pratik konular da önemli.

Forumda “Ben şu markayı kullanıyorum” demek güzel bir deneyim paylaşımıdır.

Ama “Ben kullandım, o halde herkes kullanmalı” başka bir iddia.

İkisini ayırmak gerekiyor.

Ben Olsam Beslenme Düzenini Nasıl Kurardım?

Burada “şu ürünü al, mesele bitsin” yerine bir sistem kurmak daha mantıklı.

Örneğin:

Temel: Küçük papağanlara uygun kaliteli formüle/pelet yem.

Çeşitlilik: Günlük veya düzenli olarak uygun sebze ve yeşillikler.

Tohum: Ölçülü miktarda ve kuşun favorilerine göre kontrol edilerek.

Darı: Eğitim ve ödül.

Su: Her gün temiz ve taze.

Takviye: Rastgele değil, ihtiyaç varsa kuşlardan anlayan veterinerin önerisiyle.

VCA da özellikle vitamin ve mineral takviyelerinin veteriner yönlendirmesi olmadan gelişigüzel kullanılmamasını öneriyor. Vca

Bu önemli çünkü “Vitamin iyidir, biraz daha vitamin daha iyidir” mantığı kuşlarda otomatik olarak doğru değil.

Yem Değiştirirken En Büyük Hata: Acele Etmek

Diyelim ki kuşunuz yıllardır tohum yiyor.

Bir gün eve geldiniz ve:

“Bugünden itibaren sağlıklı yaşam.”

dediniz.

Eski yemi kaldırdınız.

Yeni peleti koydunuz.

Kuş size baktı.

Siz ona baktınız.

Sonra kuş bütün gün hiçbir şey yemedi.

Bu, kazanılmış bir beslenme savaşı değildir.

Bu, gereksiz bir risk.

Yeni beslenmeye geçiş kademeli yapılmalı ve kuşun kilosu, dışkı miktarı ve genel davranışı takip edilmeli. Merck ve Texas A&M gibi veteriner kaynakları da geçişin yavaş yapılmasını ve kuşun yeterli besin alıp almadığının takip edilmesini vurguluyor. Merck Veteriner Kılavuzu+1

Özellikle küçük kuşlarda “birkaç gün dayanır” düşüncesi tehlikeli olabilir.

Forumdaki Asıl Soru: Kuşunuzun Yemini Siz mi Seçiyorsunuz, Kuşunuz mu?

Bence işin en ilginç tarafı burada.

İnsanlar çoğu zaman yem seçerken fiyatı, markayı, ambalajı ve reklamı değerlendiriyor.

Kuş ise başka bir kriter kullanıyor:

“Lezzetli mi?”

Bu yüzden iyi bir beslenme düzeni biraz diplomasi gerektiriyor.

Kuşu tamamen özgür bırakıp sadece sevdiği şeyleri vermek doğru değil.

Ama kuşun tercihlerini tamamen görmezden gelip “Ben veteriner makalesini okudum, sen artık bunu yiyeceksin” demek de işe yaramayabilir.

İyi yaklaşım ikisinin ortasında.

Bilgi + gözlem + sabır.

Erkek bir kuş sahibinin ölçüm tablosu hazırlaması da, kadın bir kuş sahibinin kuşun davranışlarını dikkatle takip etmesi de aynı hedefe hizmet edebilir. Dahası, roller bunun tam tersi de olabilir. Önemli olan “kim nasıl davranmalı?” değil, hangi yaklaşım kuşun sağlığını ve refahını gerçekten destekliyor?

Sonuç: En İyi Muhabbet Kuşu Maması Hangisi?

Tek kelimelik cevap arıyorsak işler kolay:

Dengeli olan.

Ama bunun altını doldurmak gerekiyor.

İyi bir muhabbet kuşu beslenmesi yalnızca rastgele seçilmiş bir tohum karışımından ibaret olmamalı. Kaliteli formüle/pelet yemler beslenmenin önemli bir temelini oluşturabilir; uygun sebze ve yeşillikler çeşitlilik sağlayabilir; tohum ve darı ise kontrollü şekilde kullanılabilir. Veteriner kaynakları da tohum ağırlıklı tek tip beslenmenin yerine daha çeşitli ve dengeli bir yaklaşımı destekliyor. Avian Vet+2Vca+2

Ve belki de en önemli nokta şu:

En pahalı yem her zaman en doğru seçim değildir. En çok reklamı yapılan yem de öyle.

Doğru seçim; kuşun yaşına, sağlık durumuna, kilosuna, aktivitesine, mevcut beslenmesine ve yeni gıdaya verdiği tepkiye göre değerlendirilmelidir.

Bir de yem kabının dolu olması sizi kandırmasın.

Bazen o kabın içinde bol miktarda kabuk ve iki tane mutlu darı tanesi bulunur.

Kuşunuzun tabağına bakarken kendinize şu soruyu sorun:

“Ben gerçekten onun yediğini mi görüyorum, yoksa yemliğin dolu olduğunu mu görüyorum?”

Bence “en iyi muhabbet kuşu maması” tartışmasının en değerli noktası tam olarak burada başlıyor.

Çünkü iyi beslenme, paketi kafese koyup kapağı kapatmak değil; kuşun ne yediğini, neyi seçtiğini, nasıl davrandığını ve zaman içinde nasıl değiştiğini takip etmek.

Kısacası muhabbet kuşunun mutfağında Michelin yıldızı aramaya gerek yok.

Ama “bugün sadece darı yedi, çok mutlu” diye de restoranı kapatmayalım. 😄
 
Üst